Son günlerde Avrupa’dan gelen çelişkili haberler artmaya başladı. Bir yandan Yunanistan’ın iflasına yönelik çalışmalar yapıldığı söylenirken, diğer taraftan da Yunanistan’ın borçlarını ödeme kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Görünen o ki AB’de yapılması gerekenler ile siyasetçilerin söyledikleri arasında çok ciddi farklar var. Bu notta şu anda Avrupa’da tartışılan konuları ve takip edilmesi gereken tarihleri özetliyorum:
Bu hafta başından bu yana piyasaların merak ettiği ve olumlu yaklaştığı konu AB’nin €440 milyarlık kurtarma fonunun (EFSF) büyütülmesi. Ancak bu konu hakkında çok anlaşmazlık var, bu yüzden belirsizlik de sürüyor.
EFSF’in yeni fonksiyonları ne olacak?
• EFSF, başlangıçta AB’nin sorunlu-küçük ülke ekonomilerine sınırlı destek sağlamak üzere planlanmıştı. Yeni değişiklikler ile EFSF bankalara sermaye desteği sağlayacak ve sorunlu ülke tahvillerini doğrudan piyasadan alabilecek. Böylece, bu ülkelerin borçlanma maliyetleri düşecek ve gerekli reformlar yapılana dek bu ülkelere zaman kazandıracak.
• Daha önce Almanya ve Hollanda tarafından şiddetle karşı çıkılan bu değişiklikler, büyük risk altında olan AB bankacılık sistemini ve tehlike sınırına yakın seviyelerde bulunan İtalyan-İspanyol tahvillerini korumak için artık şart.
• İlgili değişikliklerin, 17 üye ülkenin parlamentosunda onaylanması gerekiyor. Değişiklikleri şu ana kadar 6 ülke onayladı, bugün de Finlandiya’nın onaylaması bekleniyor. Perşembe günü ise değişiklikler Almanya’da görüşülecek. Onay konusunda Merkel’e muhalefetten destek var, fakat kendi koalisyonu içinden ciddi itirazlar geliyor. Yani Almanya’da EFSF değişiklikleri onaylanırsa, koalisyonun dağılma riski de var. Öte yandan, Avrupa’da AAA kredi notuna sahip altı ülkeden herhangi birinin paketi onaylamaması durumunda EFSF’in ne kadar etkili olacağı tartışmalı.
• Slovakya’da da değişiklik paketine karşı görüşler oldukça güçlü. Slovakya paketi onaylaması kritik öneme haiz değil elbette, ama bu durumda diğer üye ülkelerdeki muhalefet de güçlenecek.
• EFSF’in uygulamalarının sulandırılması riski de artıyor. Alman Parlamentosu’ndaki yaygın görüş, EFSF’in her aksiyonunun kendi onayından geçmesi. Böyle bir durumda fonun bağımsızlığı olmayacak, işler çok yavaş yürüyecek.
• EFSF’in yeniden yapılanması için, Yunan tahvillerine çok daha yüksek bir “haircut” uygulanması gerektiğini savunan AB yetkilileri de var. Halen talep toplanan tahvil takası için beklenen haircut %21, ancak bunun en az %50 olması olasılığı son gelişmelerden sonra iyice yükseldi.
EFSF’in fonları nasıl büyütülecek?
İrlanda, Portekiz ve Yunanistan’a sağlanan yardım paketleri EFSF’in kullanılabilir rezervini €250 milyara kadar düşürdü. EFSF’e katkıda bulunan üye ülkelerin birçoğu, fona yeni kaynak sağlama konusunda ya siyasi baskılar yüzünden ya da kredi notlarını tehlikeye atmamak için olumsuz yaklaşıyorlar. Yine de EFSF’in kaynaklarının artırılması için, bazı öneriler tartışılıyor:
• EFSF’in piyasadan tahvil alması yerine, bu tahvillerde oluşacak olası zararların %20’ye kadarının garanti altına alınması. Böylece fonun kullanılabilir rezervi de 5 kat artmış olacak ve eldeki nakit rezerv harcanmamış olacak
• Geçici bir yapı olan EFSF’in kalıcı Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) ile yer değiştirmesi konusundaki çabaların hızlandırılması. ESM’in, 2013 ortasında hayata geçmesi planlanıyor. ESM’in EFSF’ten farkı, garantiler yerine doğrudan üye ülkelerin nakdi katkılarıyla fonlanması.
• EFSF’in bankaya dönüştürülmesi ve ECB’den neredeyse sınırsız kaynak bulması. Bu plan, Almanya MB Bundesbank tarafından ağır şekilde eleştiriliyor.
• ECB şu anda olduğu gibi tahvil almaya devam edecek, ancak bu alımlara EFSF garanti verecek. Böylece olası zararlar ECB yerine EFSF’e ait olacak, ama EFSF’in nakit rezervi de korunmuş olacak.
EFSF ile Yunanistan’ın ilgisi ne?
Yukarıdaki tekliflerden biri üzerinde anlaşma sağlanmadan, Yunanistan’ın borçlarının yeniden yapılandırılması zor. Anlaşmanın ne zaman sağlanacağı da belli değil. Ekim ayında bir uzlaşma sağlanması şu anda en iyimser beklenti. Ayrıca bu planın yine üye ülke parlamentolarında onaylanması gerekecek, bu da aylar alacak ve Yunanistan’ın iflası uzun bir süre daha gerçekleşmeyecek.
AB nihayet mali birlik kurabilecek mi?
AB Liderleri, Ekim zirvesinde merkezi bir mali otorite kurulmasına yönelik bir adım olarak yeni reformları tartışacaklar. Şimdilik düşünülen reformlar, ülkeler üstü bir AB maliye bakanı atanması ve 17 ülkenin ortak Eurobond çıkarılması üzerine yoğunlaşmış durumda. Ayrıca Almanya da, para birliğinin devamı için, harcama disiplinine uymayan ülkelere yönelik sert önlemler koyulmasını istiyor. Ortak Eurobond ihracı konusunda Almanya son söze sahip. İhraç edilecek tahvil, Almanya’nın kredi notu ve ekonomik gücüne dayanacak. Bu yüzden de Almanya’nın harcama kısıcı önlemlere yönelik baskısı sonuç verebilir.
Ancak reformlar için yine üye ülkelerin anayasa değişikliğine gitmesi ve bunun da referanduma sunulması gerekiyor. Bu konuda görüşler birlik içinde çok bölünmüş durumda: İngiltere bu tartışmaların uzun sürecek kavgalara dönüşmesinden ve birliğin istikrarını daha da tehlikeye atmasından kaygılı.
Önemli tarihler:
29 Eylül Alman Parlamentosu EFSF değişikliklerini oylayacak
3 Ekim AB Maliye Bakanları toplanacak
11 Ekim Slovakya Parlamentosu EFSF değişikliklerini oylayacak
13 Ekim AB Maliye Bakanları Yunanistan’ın €8 milyarlık yardım dilimini görüşmek için
toplanacaklar
14 Ekim G20 Maliye Bakanları toplanacak
Ekim ortası Yunanistan’ın nakdi bitiyor
17-18 Ekim AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB Liderler zirvesinde mali birlik önerilerini
sunacak
3-4 Kasım G20 zirvesi
Aralık başı Yunanistan’a bir sonraki yardım diliminin verilip verilmeyeceği üzerine görüşmeler başlıyor
9 Aralık AB Zirvesinde liderler, EFSF’e kaynak sağlanması ve mali birlik konusunu görüşecekler
Ocak 2012 Alman parlamentosu EFSF’in ESM ile değiştirilmesini oylayacak
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder